12 Ekim 2017

EYLÜL-EKİM FAVORİLERİM

Merhabalar,

Uzun süredir favoriler yazısı yazmamıştım,farkında mısınız:)

Sonbaharın gelişi ile yeniden makyaj ürünleri kullanmaya başladım ve son bir buçuk aydır en sevdiğim makyaj ürünlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.


URBAN DECAY NAKED SKIN ONE &DONE:
Günlük makyajlarımda artık fondöten kullanmıyorum.
Bu ürün cildime sağlıklı bir görünüm vererek kusurlarıda orta düzeyde kapatıyor.
Bu ürün bir fondöten değil, daha çok cilt tonunu dengeleyici çok amaçlı bir renkli ürün.
Açılımı " Çok yönlü Cilt Kusursuzlaştırıcı"

Şaşırtıcı şekilde bir föndöten olmamasına rağmen cildimdeki ufak lekeler ve izleri kapattı.
Beklentimin çok üzerinde bir Urban Decay ürünü.
Benim kullandığım renk Light.
Bu ürünle ilgili ayrıntılı inceleme yazısı isterseniz yorum bölümünde belirtin lütfen:)

MAC 4'LÜ REFILL FAR PALETİM:
Kendi oluşturduğum bu 4'lü paleti deli gibi kullanıyorum.
Far paletini ayrı satın alıyorsunuz farları ise refill olarak istediğiniz renkleri seçip palete yerleştiriyorsunuz.
Özellikle seyahatlerde hep yanımda taşıyorum.

TOO FACED BETTER THAN SEX MASKARA:
Sonunda Sephora'lara Too Faced markası geldi.
Bu rimel uzun zamandır alışveriş listemdeydi.
Kesinlikle methedildiği kadar varmış.
Gerek kirpikleri uzatma,gerek hacim verme ve yarattığı simsiyah efekt ile benden tam not aldı.
Yalnız bir küçük sitemim olacak Sephora'ya:
Too Faced markasını getirdiniz ancak markanın halihazırda yurtdışında pekçok ürünü var.
Sephora ise bu koskoca markadan sadece birkaç ürünü satıyor.
Neden böyle anlamış değilim??

URBAN DECAY NAKED SKIN KAPATICI:
Bu ikinci ürünüm,bu kez "Light Neutral" rengini aldım ve gayet memnunum.
Gözaltlarınızda çok koyu halkalar yoksa kapatıcılığı yeterli.

CHARLOTTE TILBURY EYES TO MESMERISE KREM FAR:
Bendeki rengin adı "Mona Lisa"
Bakır tonlarında harika bir krem far.
Kalıcılığı,dağılması,pekçok makyajla uyum sağlayan tonu ile övgüyü hakeden bir krem far.
Yine bu ürünle ilgili ayrıntılı bir yazı yazmayı düşünüyorum.

KİKO FINE LINE EYELINER:
Keçe uçlu şahane bir eyeliner.
Rengi simsiyah,uygulaması kolay.
Daha ne olsun:)

SEPHORA GEL BROW BUILDER:
Kaş maskarası tarzında bir ürün.
Bendeki rengi "Nutmeg Brown"
Fırçası çok geniş değil bu şekilde uygulamada kontrollü kolaylık sağlıyor.

URBAN DECAY BEACHED BRONZER SUN-KISSED:
En baştan belirteyim bronzer delisi bir insan değilim.
Özellikle ciltte doğal durmayan bronzerları kesinlikle kullanmıyorum.
İlk defa bir bronzer'a bu kadar çok elim gidiyor.
Cildimde çok doğal duruyor bendeki rengi Sun-Kissed.
Bitince kesinlikle yenisini alırım.

KİKO ÜÇÜ BİRARADA KABUKİ FIRÇA:
Eylül ayında bu ürünle ilgili inceleme yazısı yazmıştım.
Okumak için tıklayın

CHARLOTTE TILBURY DUDAK KALEMİ -
PILLOW TALK:
Son aylarda en çok kullandığım dudak kalemi.
Zaten dibi kaldı sadece.
Pembe-şeftali arası çok doğal, pekçok renk rujla uyumlu bir dudak kalemi.
Bazen sadece ruj gibide kullanıyorum.
Tek sorunum bitmek üzere olması ve bu marka ülkemizde satılmıyor.
Bu ürünün muadilini şimdiden aramaya başladım ama yakın renk henüz bulamadım.
Bu konuda desteğinizi bekliyorum,pillow talk ruj kalemini kullananlar sizden muadil önerisi bekliyorum:)

Son iki aydır elimin sürekli gittiği, en sevdiğim ürünlerim bunlar.
İçlerinden merak ettiklerinizi yorum bölümünde belirtin lütfen.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere:)))

13 Eylül 2017

KİTAP TAVSİYELERİM #1

Sevgili okurlarım,

Kitapseverler için zaman içinde türe bağlı kalmadan okuyup beğendiğim ve sizlere de tavsiye etmek istediğim kitapları paylaşmak isterim.

Bu yazımda Türk yazarların eserlerine yer vereceğim.
Serinin ikinci yazısında ise yabancı yazarları paylaşacağım.


  • ÜÇ İSTANBUL / MİTHAT CEMAL KUNTAY

  • SODOME VE GOMORE / YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU

  • NAZIM HİKMET / MEMLEKETİMDEN İNSAN MANZARALARI

  • HALİME KAPTAN / RIFAT ILGAZ

  • GECE TAYYAREDE AÇIKTA / ORHAN BAHTİYAR

  • KARAHİNDİBA / SİNAN SÜLÜN

  • SIRÇA KÖŞK / SABAHATTİN ALİ

  • 1923 KURULUŞ AYARLARINA DÖNMEK / SİNAN MEYDAN

  • PULBİBER MAHALLESİ / DİDEM MADAK

  • DELİDUMAN / EMRAH SERBES

  • OĞULLAR VE RENCİDE RUHLAR / ALPER CANIGÜZ

  • MUAZZAM MUAZZEZ / SEDEF KABAŞ

10 Eylül 2017

KİKO 3'Ü BİRARADA KABUKİ FIRÇA

Merhabalar,

Bugün severek kullandığım bir makyaj fırçasından bahsetmek istiyorum.

Kiko'nun sınırlı sayıda çıkardığı ilkbahar koleksiyonunun yıldız ürünlerinden bir tanesi bu kabuki fırça.


3'ü birarada bu kabuki fırça pudra,aydınlatıcı,kontür,allık ve bronzlaştırıcı ürünler için kullanılabilir.
Bana kalırsa en başarılı olduğu alan bronzlaştırıcı ve kontür uygulamada.

Yumuşacık ve oldukça yoğun sentetik tüylere sahip.
Tasarımından dolayı ele çok iyi oturuyor.
Toz ürünü dağıtmada başarılı buldum. 
Tasarım ve işlevsellik anlamında farklı,sevimli bir makyaj fırçası.

Fiyatı 69TL
Şuna mağazalarda satışı olmayabilir.

5 Ağustos 2017

RIFAT ILGAZ-HALİME KAPTAN



Merhabalar,

Bugün sizlerle
Türk Edebiyatı'nın mihenk taşlarından
Rıfat Ilgaz'ın "Halime Kaptan" adlı romanıyla ilgili düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.


Hadi Kurtuluş Savaşı yıllarına gidelim...
Savaşın,vatanı kurtarma mücadelesinin, Türk kadınının direnişinin, Karadeniz'in hırçın denizinin hikayesini ustadan okuyalım.

Romanın ana karakteri Halime Kaptan eşini savaşa göndermiş,
oğlu ve kayınpederiyle yaşam mücadelesi vermektedir.
Birgün sefere çıkan kayınpederi Temel kaptan ölür ve artık
  mücadelede tek başına kalmıştır.
Köyünde sadece kadınlar,çocuklar kalmıştır.
Yoksulluk ve açlığın kol gezdiği Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşam ve vatan mücadelesi artık Halime'nin omuzlarındadır.
Kayınpederinin teknesi,oğlu ve iki tayfasıyla sefere çıkmaya başlar.

Bir ulus yeniden doğmaya hazırlanırken Halime kaptanda artık erkek kılığına girip teknesi ve tayfasıyla İnebolu'ya cephane taşımaya başlar.
Romanın ana kurgusu deniz teması üzerinden yapılandırılmıştır.
Bu nedenle deniz ile ilgili pekçok terim dipnot açıklamalarla kullanılmıştır. 

Halime Kaptan tayfasıyla birlikte Batı Karadeniz'den Boğaz'ın sularına kadar pekçok yerde düşmanla mücadele ediyor,
gerektiğinde gözünü kırpmadan sıcak çatışmalara giriyor.
Halime Kaptan, Kuvayi Milliye için en zor görevleri soğukkanlılıkla ve başarıyla üstlenmiş,
vatanına,denize aşık yiğit bir Türk kadını.
Okurken duygulanıyor,
yaşadığı toprakların,denizlerin kıymetini birkez daha anlıyor insan.

Bu kitap MEB'in 100 temel eseri arasında.
Ortaokul,lise öğrencilerinin olduğu kadar yetişkinlerinde severek okuyacağına inandığım güzel bir hikaye,dupduru bir anlatımla okuyucularını bekliyor.

Sizlerin Rıfat Ilgaz'dan okuduğunuz kitaplar hangileri?
Paylaşırsanız sevinirim...

1 Temmuz 2017

Kitap Önerisi: 1923 Kuruluş Ayarlarına Dönmek / Sinan Meydan

Herkese Merhabalar,

Bugün yakın dönem tarihimizle ilgili çok kapsamlı ve özenle kaleme alınmış bir kitabı paylaşmak istiyorum.


Sinan Meydan'ın "1923 Kuruluş Ayarlarına Dönmek" adlı kitabını bitirdim.
Kurtuluş Savaşımız,Atatürk ve Cumhuriyetimizin kuruluş aşamaları ile ilgili çok değerli bir çalışma olmuş.

Dünyanın tüm mazlum milletlerine ilham veren haklı Kurtuluş Savaşımız ve
Mustafa Kemal Atatürk'e duyulan sevgi ve saygı gerçekten gözlerimizi yaşartacak cinsten.

Kitaptan kısacık bir alıntı yapmak istiyorum:

Cezayir Bağımsızlık Savaşı'nın simge liderlerinden
Messali Hac,anılarında bu gerçeği şöyle ifade etmişti:
"Mustafa Kemal Paşa'nın ilk askeri başarıları, İslam Dünyası'nda büyük yankı,derin bir ferahlama ve muazzam bir yüreklendirme yarattı.Bu benim ve dostlarım için sevinç ve neşe kaynağıydı.Hemen grubumu astsubayların bir odasına topladım.Gazeteleri de almıştım.Bu gazetelerde son haberler ve Mustafa Kemal'in bazı açıklamaları bulunuyordu.Resimli gazetelerde bulunan Türk askerleri ve Mustafa Kemal'in resimlerine hayranlıkla bakıyorduk.Bu fotoğrafları büyük bir keyifle kesiyor ve bunları üzerimizde tılsım gibi taşıyorduk."

Mustafa Kemal Paşa,savaşın en kanlı,en zorlu günlerinde
doğu milletleri ile dostluk kurmuş,anlaşmalar yapmış.
Emperyalizmin boyunduruğundaki Hindistan ve Pakistan için umut,casaret ve ilham ışığı olmuş.
Bunu liderlerle yaptığı yazışmalardan anlıyoruz.

Mondros ve Sevr anlaşması ile parçalanıp,yokedilmek istenen vatanımızı nasıl ayağa kaldırıp,kurtuluşa taşıdığını okurken duygulanmamak mümkün değil.
Atatürk,içinde bulunduğu zorluklardan okuyarak,analitik düşünerek kurtulmayı başarmış bir askeri deha ve siyasetçi.

Bir Türk olarak ona hayran olmamın sebebi savaşlardaki stratejik dehası,Türk milletini medeniyete taşıyan reformları yapma vizyonu ve cesaretidir.
Ama en önemlisi barışa duyduğu saygıdır.
Çünkü kendisi pekçok savaşta bulunmuş bir asker olmasına rağmen vatan savunmasını gerektirecek bir durum dışında savaşada karşıdır.
Bu nedenle geleceğe ışık tutan
"Yurtta sulh,cihanda sulh" cümlesi hiç eskimez,hep güncel ve evrenseldir.

Ben bu kitabı okudukça Atatürk'ü daha iyi anladım,yakın tarihimizi derinlemesine öğrendim.
Bizler sıradan bir coğrafyada yaşamıyoruz.
Asya,Avrupa,Avrasya ve Afrika kıtalarının geçiş yolu üzerinde,stratejik konumu itibarıyla eşsiz topraklara sahibiz.
Bu nedenle uyanık olmalı,vatan ve millet bütünlüğümüzü her daim korumayı başarmak zorundayız tıpkı Atalarımızın yaptığı gibi.
Bunu başarabilmek içinde kendi tarihimizi ve coğrafyamızı çok iyi öğrenmeliyiz.
Geçmişte hatalarımızdan dersler çıkararak yönümüzü hep bilim temelinde bir gelişmişliğe çevirmeliyiz.
Hedefimiz daha eğitimli,daha çok bilim insanı yetiştiren,daha çok okuyan,sorgulayan insanlar yetiştirmek olmalıdır.
Aynen Atamızın istediği doğrultuda yani.

Mesela Celal Bayar Kurtuluş Savaşı için şu cümleleri söylemiştir:
"Kurtuluş Savaşı büyük bir matematik mimaridir."

Atatürk'ün neredeyse 100 yıl önce kadınlarla ilgili düşünceleri şöyledir:

"Mümkün müdür ki, kitlenin bir parçası ilerlesin,öbür parçası olduğu yerde kalsın da kitlenin bütünü ilerleyebilsin?
Mümkün müdür ki, toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kalsın da öbür kısmı göklere yükselebilsin?
Demek ki bilim ve tekniğin lüzumunu kabul ediyorsak, onu aynı derecede hem erkek hem de kadınlar için kabul etmek zorundayız?"

Şu yukarıda okuğunuz cümleler neredeyse 100 yıl önce bu toprakların yetiştirdiği en kıymetli insan tarafından söylenmiştir.
Ben bir kadın olarak kendisine nefes aldığım müddetçe
minnettar kalacağım.
Ve gurur duyacağım Atatürk ile aynı milletten olduğum,aynı dili konuştuğum,onun ideallerine inandığım için.

İyi ki dünya böyle bir lider görmüş, iyi ki bu lider biz Türklerden biri çıkmış...

Sinan Meydan'ın bu kitabını okumanızı şiddetle tavsiye ederim...

Bol kitaplı günler dilerim.

24 Mayıs 2017

BENEFIT / ERASE PASTE KAPATICI


Merhabalar,

Bugün severek kullandığım etkili bir kapatıcıdan bahsetmek istiyorum.

Gözaltlarımdaki koyu halkaları kapatma konusunda hep daha iyi ürün arayışında olan biriyim.


Benefit "Erase Paste" ini ben aslında corrector olarak kullanıyorum.
Macunsu kıvamdaki bu ürünü parmaklarımla ya da süngerle gözaltlarıma uyguluyorum ardından ince yapılı bir kapatıcı kullanıyorum.
Bu şekilde o gün minimal makyaj dahi yapsam gözaltlarımı kapattığım için mutlu oluyorum.

Ürünün bendeki rengi 3 numara.
Aslında bir açık rengi olan 2 numarayı alacaktım
 ancak uzmanın tavsiyesiyle corrector olarak kullanacağım için kendisi 3 numarayı almamı önerdi.
Kesinlikle doğru yapmışım,renkten ve kapatıcılıktan memnunum.
Fakat sadece kapatıcı olarak kullanmak isteseydim tercihim 2 numara olurdu.


Eğer gözaltlarınızdan şikayetçi değilseniz bu ürüne çok da ihtiyaç duyacağınızı düşünmüyorum.
Ancak benim gibi gözaltlarınızdan şikayetçiyseniz bir şans verebilirsiniz.

Benefit ürünlerine Sephora'lardan ulaşabiliyorsunuz.

Sizlerin kapatıcı ve corrector favorileriniz neler bu aralar?

8 Mayıs 2017

Türkiye'de Kadın Olmak Nasıl Birşey?

Uzunca bir aradan sonra yeniden merhabalar,

Bloğumu ihmal ettiğimin farkındayım ama bir süredir keyifsizim ve eskiden paylaştıklarıma benzer eğlenceli konularda yazmak  inanın içimden gelmiyor.


Malum ülkemizdeki siyasi,iç huzursuzluklar,terör tehlikesi,şaibeli bir referandum sonrası geleceğimizle ilgili ortaya çıkan birsürü belirsizlikler,komşularımızda devam eden kanlı savaşlar,göçmen krizleri,milletleri,dinleri,medeniyetleri biribirinden ayıran nefret söylemi... vs diyerek uzayıp gidiyor bu liste...


Bazen neden böyle bir zaman diliminde dünyaya geldiğimi soruyorum kendime,onca güzel,insanca yaşanılası dönem varken aklıma gelip duruyor bu tuhaf soru...


Aslında biz Türklerin hayattan,siyasetten öyle çok büyük beklentileri pek yoktur.
Sadece kendimiz,ailemiz ve çocuklarımızın onurlu,özgür,eşit,adaletli bir ülkede yaşamasını isteriz.Genelde böyledir,çevremden biliyorum.
Yani İsveç düzeyinde bir İskandinav hayalini ülkemiz için kursakta bizden çok uzaktır biliriz, o yüzden beklentilerimizde makuldür:) 

Mesela ben üniversite mezunu,yabancı dil bilen,iyi kötü kendini yetiştirmiş bir Türk kadını olarak toplumda iş,siyaset ve kültürel anlamda tamamen eşitlikçi bir ortam hayal ediyorum biz kadınlar için.
Ama farklı koşullarda dünyaya gelmiş başka bir kadın kardeşim kadın olduğu için okutulmuyor,çocuk yaşta evlendiriliyor,baba,koca veya abi şiddetine maruz kalabiliyor küçük yaşlardan itibaren.Eşi tarafından sözlü,fiziki şiddete maruz kalabiliyor ve sessiz çığlıklarını ailesi,devlet dahil kimse duymuyor.
Bu toprakların yetiştirdiği bazı katiller hiç düşünmeden katlediyorlar hayat arkadaşlarını,çocuklarının annesini.
Mahkemeye çıkarken bir takım elbise giyinip iyi halden yararlandırılıyorlar devletin hakimleri tarafından.
Veya İstanbul'un göbeğinde bir hemşire otobüste sadece şort giydiği için dövülüyor ve bunu yapan saldırgan tutuksuz yargılanıyor,yani aramızda.


Donanımlı bir kadın olmanın artık bir anlamı kalmadı bu ülkede.
Arkasında kamu desteği gören şiddet yanlısı erkek için bu ülke cennet olabilir ama peki ya biz kadınlar için?
Evet tam bir cehennem olma yolunda ilerliyoruz.
Şunu duyar gibiyim.Ben ailemden de kocamdan da şiddet görmedim.
Bende görmedim ama bunun için sevinemiyorum.Bu kadar kadın zulüm görürken,katledilirken kendim için sevinemiyorum...


En basitinden cinsi eşitsizlikle aile içinde dünyaya geliyor kız çocukları.
Erkek kardeşlerinin sahip olduğu özgürlükler,anne ve babaları tarafından verilen şımarıklığa varacak haklar kız çocukları için elbette geçerli değil.


Eğitim hakkı,çalışma hakkı,her anlamda erkeklerle eşit bir kadın olarak varolma ideali giderek kayboluyor toplumumuzda.Üstelik artan radikal dini etki kadınların giyim kuşamına,hertürlü yaşam biçimine müdahale etmek istiyor tıpkı Arap ülkelerinde olduğu gibi.Şunu unutuyorlar bir kadının özgürlüğüdür kanatları,o nasıl uçacağına kendi karar vermelidir.
Kaldı ki Türk kadını hem modern hem geleneksel değerlerini unutmadan nasıl giyineceğini,yaşayacağınıda bilir.
Kadınlar kendi özgür iradeleriyle istedikleri gibi giyinebilmeli ve kimse onların kılık kıyafetleriyle ilgili üzerlerinde baskı kurma hakkına sahip olmamalıdır.


Şunu merak ediyorum.
Kurallar,yasaklar neden hep kadın içindir,mesela kalbi,bakışı kötü olan erkek neden yaptırıma uğramaz.
Bakın burada tüm otoritelerden bahsediyorum.
Yasak,ceza,zulüm denince neden ilk kadın akla geliyor.
Sadece insanca,onurlu birşekilde yaşamak için daha ne kadar can verecek kadınlar....


Kendimi bildim bileli ülkemiz kadınlar için yaşanması kolay bir yer olmadı.
Aile baskısı,eş baskısı,devlet baskısı,din baskısı,sosyo kültürel baskı hep kadınların omzunda taşındı.İşte bugünlere gelindi...


Ben erkek olsun,kadın olsun her iki cinsin birbiriyle eşit olması gerektiğine inanarak büyüdüm.Dünyanın gelişmiş ülkelerine baktığınızda kadın erkek eşitliğindeki seviye o ülkenin gelişmişlik endeksini belirler.
İşte bu nedenle Mustafa Kemal Atatürk Avrupa'nın pekçok ülkesinden önce Türk kadınına hem seçme hem seçilme hakkını vermişti.O muhteşem vizyon bugüne dek devam etse biz nasıl bir ülke olurduk diye düşünmeden edemiyorum.Emin olun İskandinavya rüyası yerine Türk rüyası hükmederdi dünyaya.Özgürlüğün,insani gelişmişliğin üst düzeyde olduğu bir ülkede herkes yaşamak ister zira. 


Bu tarz bir yazı ilk defa kaleme alıyorum bloğumda.
O nedenle dostlarım,takipçilerim şaşırmış olabilirsiniz.Ama içimde biriken üzüntü,öfke,hayal kırıklığı öyle yoğun ki burada yazmanın bana iyi geleceğini düşündüm.


Sözlerimi bana ait şu dizelerle bitirmek istiyorum:

Biraz umut ekelim günlerimize
Kadınların şen kahkahalarla güldüğü,çocukların hiç ağlamadığı
Dünyada tüm silahların sustuğu
Şöyle bir bayram yerinde buluşalım dostlar
Sevgiyle muhabbetle sarılalım birbirimize
Zira hayat çok kısa
Bir göz açıp kapatmışsın yıllar geride kalmış
Yaşam mucizesini kaçırıyoruz tüm bu dertlerin ortasında...


17 Mart 2017

MART'TA CUNDA ADASI

Herkese Merhabalar,
Nasılsınız?
İlkbahar resmen gelmiş olsa da bayağı bir üşütüyor bizi öyle değil mi?
Olsun biz yine de baharın gelişi ile mutlu olanlarız:)))

Sevgili dostlar,
Bugün bloğumda Ege'ye doğru bir uzanalım istedim.
Bol fotoğraflı, az yazılı bir post bu şimdiden belirteyim:))

Cunda'nın Mart ayındaki sakin, pırıl pırıl ve tertemiz havası bize çok iyi geldi.
En çok ta neyi özlemişim biliyor musunuz?
Masmavi gökyüzüne bu kadar yakın olmayı, başımı kaldırdığımda bana gülümsüyor kadar yakın sanki...




Cunda Sahilinde hayat çok sakin...

Kediler ve köpekler sereserpe uzanmışlar, mutlular; insanlar huzurlu ve sakin.





Doğa o kadar saf ki baktığınız her yön sizde fotoğraf çekme isteği yaratıyor:)))




Cunda Ada'sının en önemli ziyaret duraklarından Taksiyaris Kilisesi,Rahmi Koç Müzesi olarak hizmet veriyor.
Koç grubu yıkık,harap olmuş tarihi kiliseyi restore ederek Cunda'ya kazandırmış.
Görkemli, özenli bir restorasyona imza atmışlar.
Sizi resimlerle başbaşa bırakıyorum.










Cunda sokakları ise eşsiz bir dokuya sahip,
umarım sonsuza dek bu güzelliği ve orjinalliğini korur.

Bizim kaldığımız otel Mola Cunda idi.
Bu ikinci konaklayışımız, mimarisi ve ince düşünülmüş ayrıntılarıyla memnun kaldığımız bir konaklama noktası.




Cunda çevresinde yaptığımız gezilerde karşılaştığımız güzelliklerden birkaç kareye yer vermek istiyorum.







Ege'nin eşsiz güzelliklerini kısa bir süre için tattım ve sizlerle de paylaşmak istedim.
İçinizi açan, keyifle okuduğunuz bir yazı olmuştur umarım.

Mutlu günler...

28 Şubat 2017

ŞUBAT AYI FAVORİLERİM


Herkese Merhabalar,

Uzunca bir aradan sonra yeniden bloğuma döndüm.

Bu yazımda Şubat ayında en sık ve severek kullandığım ürünleri sizlerle paylaşmak istiyorum.


  • I HEART MAKEUP \ DEATH BY CHOCOLATE PALETİ:
Henüz kullanmaya başlayalı birkaç gün olmasına rağmen renkleri günlük ve tam benlik olduğu için şimdiden sevdiğimi söylemeliyim.






Mat ve ışıltılı 16 renk fardan oluşuyor.
Kocaman bir aynası var,bu bir artı.
İki uçlu sünger aplikatörü kullanmadım.
Çok yakında ürün inceleme yazısı gelecek.






  • BOURJOIS 123 PERFECT CC CREAM:
Oldukça akışkan yapılı bir ürün.
İçerisinde 3 renk düzenleyici pigmet bulunuyor.
Turuncu renkli olanı morlukları,yeşil renkli olanı kırmızılıkları beyazı ise sivilcelere karşı kapatıcılık sağlamayı vaadediyor.


Bendeki rengi 32 Light Beige.
Denemeden almama rağmen cilt tonuma uygun çıktı.
Cilt rengimi düzenlesin ama hafif bir ürün olsun dediğim günlerde sıklıkla kullandığım bir üründü.

  • KİKO LONG LASTING STICK 05 NUMARA:
Kiko'nun bu kalem farları gerçekten bir harika.
Ben şu aralar 05 numarayı resmen deli gibi kullanıyorum.
O kadar pratik ki sürüp parmaklarımla dağıtıveriyorum sonuç tam istediğim gibi.


05 numara mürdüm ve hafif bakırımsı o şahane tonlardan.
Benim göz kapaklarımda mürdüme daha yakın duruyor.

Bu rengi henüz almadıysanız mutlaka bir bakın derim:)))

  • COLLECTION LASTING PERFECTION KAPATICI:
                         
         Yabancı bloggerların öve öve bitirmediği şu meşhur kapatıcı.
Maalesef ülkemizde satılmıyor.
Bende Londra'dan almıştım.
Kapatıcılığı orta,bende çizgilere dolma yapmadı.
Severek kullanıyorum,yakında dibi görünür.
Kullandığım renk 03 Warm Medium.

  • BOBBI BROWN EYE OPENING MASKARA:
İyi ki almışım dediğim ürünlerden biri.
Bu ürünle ilgili oldukça olumlu yorumlar okumuştum almadan önce.


Kirpikleri çok güzel kıvırıp,ayırıyor.
Uzatma ve hacim açısındansa bence her ikisinide ortanın üzerinde bir performansla başarıyor.
Kocaman bir fıçası var.
Alt kirpiklere uygularken aman dikkat edin bulaşabilir.

  • KİKO EYEBROW MARKER:
Kiko'nun bana göre en başarılı ürünlerinden.
Neden bilmiyorum bloggerlar pek bahsetmedi bu üründen.
Kesinlikle benim kaşlarımda çok işe yarıyor.
Bu ikinci ürünüm,bitince yenisi alınacak.
Ben kaşlarda çok sert ve yoğun etkili ürünlerden hoşlanmıyorum.
Bu ürünü kaşlarımdaki boşluklara uyguluyorum doğal duruşu ile tam notu hakkediyor.
Bu arada bendeki renk 02 numara.

  • NYX CONTROL FREAK KAŞ JELİ:
Merak edip aldığım ürünlerdendi.Renksiz bir kaş jeli.
Genelde kaşlarımı doldurduktan sonra veya çok acelem varsa sadece bunu sürüveriyorum kaşlarımı düzeltmek için.

  • MAYBELLINE MASTER CONTOUR:
Maybelline'nin iki taraflı bu kontür ürünü oldukça popüler şu aralar.
Açık renkli olanı aydınlatıcı olarak,koyu olanı ise kontür amaçlı kullanılıyor.
Açık söylemek gerekirse aydınlatıcı tarafını pek sevmedim.
Ama koyu renkli kontür tarafı bir harika.
Çok doğal bir kontür sağlıyor.

  • CHARLOTTE TILBURY PILLOW TALK DUDAK KALEMİ:
C.T'nin en çok beğenilen dudak kalemi "Pillow Talk" desem sanırım abartmış olmam.


İlk defa bir dudak kalemini bu kadar çok kullandım ve hızla bitiriyorum.Doğal tonlardaki tüm rujlarımla inanılmaz uyumlu,altına bu ürünü uyguluyorum üzerinede rujumu.
Rujlarımın bile rengini sanki daha güzel yapıyor.Bitince yenisini almak isterim her nekadar ülkemizde satılmasada...


  • REAL TECHNIQUES 2'Lİ MAKYAJ DÜZELTME SÜNGERİ:
Bu ürünün amacı daha çok göz makyajı ve baz makyajını düzeltmek amaçlı olarak tanımlansada ben biraz farklı kullanıyorum.


Ebatı o kadar ideal ki kapatıcı kullanırken tam istediğim sonucu veriyor.
Hatta ben fondöten bile uyguluyorum,yetmiyor kontür bile yapmışlığım var.
Ebatı o küçük yeşil micro süngerlerden biraz daha büyük o nedenle çok daha işlevsel.

Benim Şubat ayındaki favori ürünlerim bunlardı,
umarım ilginizi çeken bir yazı olmuştur:))

Şimdilik hoşçakalın...